<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>AİHM &#8211; Ve Kıbrıs</title>
	<atom:link href="https://www.vekibris.com/tag/aihm-2/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.vekibris.com</link>
	<description>Anlamak için farklı bak...</description>
	<lastBuildDate>Mon, 13 Oct 2025 11:58:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>AYKUT ANLAŞTI! DAVA AİHM&#8217;E GİTMEYECEK!</title>
		<link>https://www.vekibris.com/aykut-anlasti-dava-aihm-gitmeyecek/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/aykut-anlasti-dava-aihm-gitmeyecek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Oct 2025 11:57:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[MANŞET]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[mülkiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Simon Aykut]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=137829</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kıbrıs Rum basınında bugün yer alan haberlere göre, 1974 sonrasında Kuzey Kıbrıs’ta terk edilen Rum mallarını kullandığı gerekçesi ile tutuklanarak mahkemeye sevk edilen Afik şirketler grubunun sahiplerinden Simon Aykut, aleyhine getirilen pek çok davayı kabul ederken bazı suçlamalar da Rum savcılığı tarafından geri çekildi. Lefkoşa’daki mahkemede bugün yaşanan gelişmeler sonrasında Aykut’un kabul ettiği suçlamalardan mahkum [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/aykut-anlasti-dava-aihm-gitmeyecek/">AYKUT ANLAŞTI! DAVA AİHM&#8217;E GİTMEYECEK!</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kıbrıs Rum basınında bugün yer alan haberlere göre, 1974 sonrasında Kuzey Kıbrıs’ta terk edilen Rum mallarını kullandığı gerekçesi ile tutuklanarak mahkemeye sevk edilen Afik şirketler grubunun sahiplerinden Simon Aykut, aleyhine getirilen pek çok davayı kabul ederken bazı suçlamalar da Rum savcılığı tarafından geri çekildi.</p>



<p>Lefkoşa’daki mahkemede bugün yaşanan gelişmeler sonrasında Aykut’un kabul ettiği suçlamalardan mahkum edilmesi, bu suçlamaları kabul etttiği için de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuru yollarının kapatılmış olması bekleniyor.</p>



<p>Sanığın avukatı bugün mahkemeyi, duruşmanın Aykut&#8217;un bazı suçlamaları kabul etmesi ve diğerlerinin geri çekilmesiyle tamamlanması niyetinde oldukları konusunda bilgilendirdi. Bu yüzden Rum Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;ndeki bugünkü duruşma, iddia makamı ve savunma arasında olayların hazırlanması için yaklaşık 30 dakika ertelendi. Aykut, toplam 242 suçlamayla karşı karşıya idi. Bunların 60&#8217;ı gayrimenkulde hileli işlem, 60&#8217;ı araziyi yasa dışı olarak elinde bulundurma, zilyetlik ve kullanma, 62&#8217;si yasa dışı faaliyetlerden elde edilen geliri aklama ve 60&#8217;ı ağır bir suç işlemek için komplo kurma suçlamasıydı.</p>



<p>Bugünkü duruşmada Aykut, mülk edinme ile ilgili toplam 242 suçlamadan 40&#8217;ını kabul ederken, geri kalan suçlamaların tamamı askıya alındı.</p>



<p>Dava, Aykut&#8217;un Afik şirketler grubu aracılığıyla Kıbrıs&#8217;ın kuzeyinde, özellikle de Mağusa ve İskele bölgelerinde &#8220;Caesar Beach&#8221; ve &#8220;Caesar Blue&#8221; projeleriyle Kıbrıs Rum mülkleri üzerine konut ve turistik kompleksler inşa etmesiyle ilgiliydi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/aykut-anlasti-dava-aihm-gitmeyecek/">AYKUT ANLAŞTI! DAVA AİHM&#8217;E GİTMEYECEK!</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/aykut-anlasti-dava-aihm-gitmeyecek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AİHM KARARI: MUKTEDİRLER BUNDAN NASIL YARARLANACAK DİYE BEKLİYORUZ!</title>
		<link>https://www.vekibris.com/aihm-karari-muktedirler-bundan-nasil-yararlanacak-diye-bekliyoruz/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/aihm-karari-muktedirler-bundan-nasil-yararlanacak-diye-bekliyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Jun 2025 04:49:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HASAN ERÇAKICA]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[Gündeme Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan ERÇAKICA]]></category>
		<category><![CDATA[Mediterranean Tours]]></category>
		<category><![CDATA[taşınmaz mal]]></category>
		<category><![CDATA[tmk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=136856</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı, Maraş’ta mülk sahibi olan K.V. Mediterranean Tours’un Türkiye’ye karşı başvurduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği karardan KKTC’deki Taşınmaz Mal Komisyonu’nun geçerliliğini yeniden onayladığını anladı… Başka hiçbir şey yapmaya gerek yoktur! Bu karardan bunu anlamışlarsa devamında K.V. Mediterranean Tours’un TMK’ya yaptığı başvurunun geç sonuçlamış olmasından dolayı Türkiye’nin tazminat ödemeye mahkul edildiğinin de farkında olmaları ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/aihm-karari-muktedirler-bundan-nasil-yararlanacak-diye-bekliyoruz/">AİHM KARARI: MUKTEDİRLER BUNDAN NASIL YARARLANACAK DİYE BEKLİYORUZ!</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Cumhurbaşkanlığı, Maraş’ta mülk sahibi olan K.V. Mediterranean Tours’un Türkiye’ye karşı başvurduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği karardan KKTC’deki Taşınmaz Mal Komisyonu’nun geçerliliğini yeniden onayladığını anladı… Başka hiçbir şey yapmaya gerek yoktur!</p>



<p>Bu karardan bunu anlamışlarsa devamında K.V. Mediterranean Tours’un TMK’ya yaptığı başvurunun geç sonuçlamış olmasından dolayı Türkiye’nin tazminat ödemeye mahkul edildiğinin de farkında olmaları ve komisyonu daha seri çalıştırmak için gerekli önlemleri gecikmeden almaları gerekir.</p>



<p>Bu önlemler esas olarak iki başlık altında toplanabilir:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li>Bürokratik süreçleri kısaltmak: Bunun için komisyonu ekip ve ekipman olarak güçlendirmek, komisyona servis veren Tapu Dairesi gibi kurumlarda etkin görev bölümü yaptırarak gecikmeleri önlemek…</li>



<li>Kaynak sağlamak: Komisyonun vereceği kararları gecikmeden hayata geçirmenin önündeki başlıca engel kaynak yetersizliği olduğuna göre komisyona sürekliliği olacak gelirler temin etmek…</li>
</ol>





<p>Bunlar yapılsa bile Rum tarafının mülkiyet sorununu Kıbrıs sorununa istedikleri sorunu dayatma aracı olarak kullanma faaliyetleri sona ermeyecektir: TMK’ya başvuruları engellemeye çalışıyor, TMK kararlarının hayata geçmesine yardımcı olmuyor; yasa değişiklikleri yaparak yeni baskı yöntemlerini uygulamalara yöneliyor v.s.</p>



<p>TMK’nın varlığı ve “etkin bir yol” olarak hala kabul edilmekte oluşu Rum tarafının faaliyetlerini engellemek için bir olanaksa bu olanağın nasıl kullanılacağının da belirlenmesi ve harekete geçilmesi gerekiyor. Bunun için yerel ve uluslararası hukuku, aynı zamanda siyasi konjonktürü dikkate alan bir hareket planına ihtiyaç vardır.</p>



<p>İktidarın böyle bir çalışması var mı bilmiyorum. Başbakan vardır diyor. Cumhurbaşkanı çeşitli görüşmeler yapıyor. Bunların birer “halkla ilişkiler ameliyesi” olup olmadığını zaman gösterecek.</p>



<p>İktidarın en çok konuşan parçası olarak YDP Genel Başkanı Arıklı, hem Türk malı kullanan Rumların tutuklanmasından, hem de Maraş’ın bu son kararın işaret ettiği şekilde açılmasından söz ediyor.</p>



<p>Bir kafa karışıklığı olduğu açık ama bu sürecin sonunda nasıl bir hareket tarzı belirleneceğine dair herhangi bir işaret yok!</p>



<p>Bize yine beklemek düşüyor anlaşılan…</p>



<p>İktidar güçlerimizden ve/veya muktedirlerimizden, yorumculuk yapmayı bizim gibilere terk ederek kişisel menfaatlerimiz gibi toplumsal çıkarlarımızı da koruyacak bir hareket tarzı belirlemelerini beklemeye devam edeceğiz!</p>



<p></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/aihm-karari-muktedirler-bundan-nasil-yararlanacak-diye-bekliyoruz/">AİHM KARARI: MUKTEDİRLER BUNDAN NASIL YARARLANACAK DİYE BEKLİYORUZ!</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/aihm-karari-muktedirler-bundan-nasil-yararlanacak-diye-bekliyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KÜRŞAT OLAYI ZEMİN ARAYIŞINA DARBE VURACAK!</title>
		<link>https://www.vekibris.com/kursat-olayi-zemin-arayisina-darbe-vuracak/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/kursat-olayi-zemin-arayisina-darbe-vuracak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jan 2024 14:49:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HASAN ERÇAKICA]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[Akan Kürşat]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEME BAKIŞ]]></category>
		<category><![CDATA[hasan erçakıca]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs]]></category>
		<category><![CDATA[kktc]]></category>
		<category><![CDATA[Rum tarafı]]></category>
		<category><![CDATA[taşınmaz mal komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[tmk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=126836</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akan Kürşat meselesinin çerçevesi belli oldu. Kürşat, Rum tarafının çıkardığı bir emir ile tutuklandı. Bu emrin çıkarılmasının iki nedeni olduğu üzerinde duruluyor. Birincisi… Akan Kürşat, bir avukat olarak Kuzey’de terk edilmiş Rum mallarının alım-satımına aracılık ettiği için tutuklandı ve Güney Kıbrıs’a getirilip yargılanması isteniyor. Kendisi savunmasını yapıyor ama Kıbrıs Türk halkı adına konuşma yetkisi olanların [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/kursat-olayi-zemin-arayisina-darbe-vuracak/">KÜRŞAT OLAYI ZEMİN ARAYIŞINA DARBE VURACAK!</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Akan Kürşat meselesinin çerçevesi belli oldu. Kürşat, Rum tarafının çıkardığı bir emir ile tutuklandı. Bu emrin çıkarılmasının iki nedeni olduğu üzerinde duruluyor.</p>



<p>Birincisi… Akan Kürşat, bir avukat olarak Kuzey’de terk edilmiş Rum mallarının alım-satımına aracılık ettiği için tutuklandı ve Güney Kıbrıs’a getirilip yargılanması isteniyor.</p>



<p>Kendisi savunmasını yapıyor ama Kıbrıs Türk halkı adına konuşma yetkisi olanların da söylenecek sözleri olmalıdır: Kuzey’de terk edilen Rum mallarını neredeyse hepimiz kullanıyoruz. Kimimiz satıyor; kimimiz alıyor… Kimimiz içinde yaşıyor…</p>



<p>Bu mülkiyet sorununa kendimizce bir hukuki çerçeve çizmeye çalışmış olsak da bu çerçeve zaman içinde değişmiş ve bugünkü şeklini almıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, onaylamış bulunduğu Taşınma Mal Komisyonu mekanizması ile Kuzey Kıbrıs’taki mallarını terk eden Kıbrıslı Rumların “mülkiyet hakkının” korunduğunu ama bu hakkın ille de “bu mülkün doğrudan tasarruf edilmesi” ile hayata geçmiş olmayacağını; mülkiyet hakkının hayata geçirilmesinin başka yolları da olduğunu bütün dünyaya duyurdu ve mülkiyet sorununun hukuki çerçevesine önemli bir katkıda bulundu. Bu olgu, Kuzey Kıbrıs’ta terk edilmiş mülklerin kullanımını düzenleyen esas kuralların başında gelmektedir.</p>



<p>AİHM’in Kuzey’de mülkü olduğunu iddia edenlere adres olarak TMK’yı ve istinaf organı olarak KKTC Yüksek Mahkemesi’ni göstermesi ise de önemli bir olaydır. Buna göre, şikayeti olan Saray Önü’ne gidecek! TMK da oradadır; mahkeme de!</p>



<p>İkinci olarak Kürşat hakkında bazı “dolandırıcılık iddiaları” olduğu üzerinde duruluyor. Eğer Akan Kürşat birilerini dolandırmışsa bunun şikâyet yeri de Kuzey Kıbrıs’taki adli makamlar ve mahkemelerdir. Mülkiyet sorunu gibi önemli siyasi yanları olan bir konuda bile Kuzey Kıbrıs’taki makamları yetkili görenler, adli bir iddianın Kıbrıs Rum mahkemelerinde değerlendirilmesini nasıl savunabilirler? Kuzey’de de mahkemeler vardır ve kararları eni-konu bütün dünyada geçerlidir. Şikayeti olan, yine Saray Önü’ne gidecektir!</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignright size-full is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="827" height="550" src="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2024/01/2015-07-13-tasinmaz-mal-komisyonu-214-basina-kadar-basvuran-rumlara-13-milyon-sterlin-odeme-yapti.webp" alt="" class="wp-image-126839" style="width:324px;height:auto" srcset="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2024/01/2015-07-13-tasinmaz-mal-komisyonu-214-basina-kadar-basvuran-rumlara-13-milyon-sterlin-odeme-yapti.webp 827w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2024/01/2015-07-13-tasinmaz-mal-komisyonu-214-basina-kadar-basvuran-rumlara-13-milyon-sterlin-odeme-yapti-300x200.webp 300w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2024/01/2015-07-13-tasinmaz-mal-komisyonu-214-basina-kadar-basvuran-rumlara-13-milyon-sterlin-odeme-yapti-768x511.webp 768w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2024/01/2015-07-13-tasinmaz-mal-komisyonu-214-basina-kadar-basvuran-rumlara-13-milyon-sterlin-odeme-yapti-150x100.webp 150w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2024/01/2015-07-13-tasinmaz-mal-komisyonu-214-basina-kadar-basvuran-rumlara-13-milyon-sterlin-odeme-yapti-696x463.webp 696w" sizes="(max-width: 827px) 100vw, 827px" /><figcaption class="wp-element-caption"><strong>RUM TARAFININ, AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ&#8217;NİN YARATTIĞI TAŞINMAZ MAL KOMİSYONU&#8217;NU DEVRE DIŞI BIRAKMAYA ÇALIŞTIĞI ÇOK AÇIKTIR. RUM TARAFININ TUTUMUNU DEŞİFRE EDİP DUYURMAK İSE BÜTÜNÜYLE BİZE KALMIŞTIR.</strong> <br>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</figcaption></figure>
</div>


<p>Kürşat’ın haklarının kendisi veya belirleyeceği avukatlar tarafından savunulması yetmez; yukarıda aktarmaya çalıştığım çerçevenin bir bütün olarak Kıbrıs Türk halkı tarafından da savunulması gerekir. Üstelik bu savunma mahkeme ile sınırlı tutulamaz. Bu konudaki argümanlarımızın, hem yetkili makamlarımız hem sivil toplum örgütlerimiz hem de aydın insanlarımız tarafından dile getirilmesi ilgili kamuoyları ile de paylaşılması gerekir.</p>



<p>KKTC Cumhurbaşkanlığı, bu olayın BM Genel Sekreteri’nin kişisel temsilcisi olarak atanan Maria Cuellar’ın çabalarını olumsuz yönde etkileyeceğini BM Genel Sekreteri’ne bir mektupla ve acil olarak duyurmalıdır. Kıbrıs Rum Yönetimi Dışişleri Bakanı Kombos, Kürşat olayının “siyasi” de olduğunu ve mal alım-satımı işlerine karışanlar için “endişe koşulları meydana getirmeye çalıştıklarını” bizzat kendisi açıklamıştır. Kombos’un açıklamaları bir itiraf niteliğindedir. Bir yanda müzakereler için zemin yaratma çalışması başlatılırken diğer yandan yürürlükteki kurallar hilafına “siyasi” çalışmalar yapmak ve “endişe iklimi” yaratmaya kalkışmak büyük bir çelişkidir ve bunu Maria Cuellar’a izah etmesi gereken taraf Rum tarafı olacaktır.</p>



<p>Konuya hakimiyet sağlamışsa Kıbrıs Türk Barolar Birliği de daha aktif olmak zorundadır. Görevlendirdiği kişileri acil olarak Roma’ya gönderip olayı hukuki açıdan takip etmeli ve Roma’da kamuoyunu bilgilendirici faaliyetlerde bulunması ilk etapta yapılabilecek bir çalışma olarak ele alınabilir.</p>



<p>Zayıf yanımızı da bilmemiz gerekir ama… Bu argümanları ileri sürebilmek için gerekli ortamı korumadığımız, “müzakereye başlamak için bizi tanımalısınız” diyerek kendi kuyumuzu kazdığımız ise yakıcı bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır. </p>



<p>Un var; şeker ve süt de… İstersek yumurta ve yağ da bulabiliriz ama bu pastayı yapacak olan var mı; işte onu bilmiyorum doğrusu!</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/kursat-olayi-zemin-arayisina-darbe-vuracak/">KÜRŞAT OLAYI ZEMİN ARAYIŞINA DARBE VURACAK!</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/kursat-olayi-zemin-arayisina-darbe-vuracak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SORU ŞU MU? “KİMİN MALINI, KİME SATIYORUZ?”</title>
		<link>https://www.vekibris.com/soru-su-mu-kimin-malini-kime-satiyoruz/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/soru-su-mu-kimin-malini-kime-satiyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Dec 2023 06:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HASAN ERÇAKICA]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[emlak]]></category>
		<category><![CDATA[Gündeme Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[hasan erçakıca]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[kktc]]></category>
		<category><![CDATA[konut]]></category>
		<category><![CDATA[mülkiyet]]></category>
		<category><![CDATA[tmk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=125468</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kıbrıs sorunu kapsamlı bir şekilde ele alınırken ana başlıklardan biri daima “mülkiyet” olmuştur. Mülkiyet denilince, kişiler tarafından Kuzey’de ve/veya Güney’de terk edilmiş tapulu arazileri, konutları ve iş yerlerini anlıyoruz. Mal canın yongasıdır, derler. Kıbrıs sorunu nedeniyle canını yitirmiş insanlardan sonra savaşın en büyük mağduru, yerlerini ve mülklerini terk etmek zorunda kalmış insanlardır. Bu insanların haklarının [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/soru-su-mu-kimin-malini-kime-satiyoruz/">SORU ŞU MU? “KİMİN MALINI, KİME SATIYORUZ?”</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kıbrıs sorunu kapsamlı bir şekilde ele alınırken ana başlıklardan biri daima “mülkiyet” olmuştur. Mülkiyet denilince, kişiler tarafından Kuzey’de ve/veya Güney’de terk edilmiş tapulu arazileri, konutları ve iş yerlerini anlıyoruz. Mal canın yongasıdır, derler. Kıbrıs sorunu nedeniyle canını yitirmiş insanlardan sonra savaşın en büyük mağduru, yerlerini ve mülklerini terk etmek zorunda kalmış insanlardır. Bu insanların haklarının ne olacağı sorusu, müzakere süreçlerinin zorlu konularından biri olagelmiştir.</p>



<p>Annan Planı’nı tartıştığımız dönemde, Federal Kıbrıs Cumhuriyeti’nin anayasal düzeninden daha çok mülkiyet sorununu tartıştığımız mutlaka hatırlanacaktır. Bu sorun, Kıbrıslı Rumlar tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne de taşınmış ve nihayet mahkemenin önerisi ile KKTC’de kurulan Taşınmaz&nbsp;Mal Komisyonu ile mülkiyet sorunu da farklı bir hal almıştır.</p>



<p>Taşınmaz Mal Komisyonu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi&#8217;nin Xenides-Arestis davasında vermiş olduğu hüküm uyarınca, 67/2005 sayılı&nbsp;yasa ile&nbsp;kurulmuştur. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi,&nbsp;1 Mart 2010 tarihli&nbsp;başka bir&nbsp;kararında&nbsp;da&nbsp;bunun “etkin bir hukuki çare sunduğunu”&nbsp;saptamıştır ve geçerliliğini güçlendirmiştir.&nbsp;</p>



<p>Şimdilerde inşaat sektörünün sorunlarını tartışırken, açık olmasa bile örtük bir şekilde gündemde olan soru işaretlerinden biri de mülkiyet sorunu ile ilgilidir. Konu ile ilgili sosyal medya paylaşımlarını takip edenler bileceklerdir: KKTC’de bu kadar inşaat yapılmasına karşı çıkanların bir kısmı, yaratılacak olan çevre sorunları kadar, Rumlardan kalan arazilerin inkişaf edilmesine ve yabancıların buralardan konut almasına da karşıdırlar. Kimin malını, kime satıyorsunuz? Bu görüş, genellikle bu soruyla gündeme getirilmektedir.</p>



<p>Az veya çok ekonomi bilen herkes, mülkiyet sorunu yaşanan ülkelerde ekonomik gelişme olamayacağını da bilmektedir. Kuzey Kıbrıs’ta tapulu arazilerin %80 kadarının Kıbrıslı Rumların terk ettiği mülklerden oluştuğunu düşünürsek, bu mülkler el değiştiremez ve çağın gereklerine uygun şekilde kullanılamazsa ekonomik gelişme olamayacağı kesindir. Bu nedenle, daha 1995 yılında, DP-CTP koalisyon hükümeti, tasarruflarında Rumlardan kalan taşınmaz mal tutanlara “koçan” denilen yeni bir belge verilerek bu mülklerin alım-satıma konu olmalarını sağlamıştır.</p>



<p>Kıbrıs Cumhuriyeti’nin anayasal yapısının değiştirilmesi tartışıldığı zaman Rum tarafı “zorunluluk doktrini” denen bir anlayışa atıfla Kıbrıslı Türklerin olmadığı koşullarda devletin çalışmasını sağladığını iddia etmektedir. “Zorunluluk” diye bir halde söz edilecekse, tam da “Kıbrıs sorununun çözümsüzlük halinden” ve bunun yansıması olarak mülkiyet sorunundan söz etmek gerekir aslında. Bu sorun çözümsüz kalacaksa, bütün ekonomik faaliyetler aksayacak; yatırım olmayacak, turizm yapılamayacak, fabrika bile kurulamayacak demektir. Topraklarınızın %80’i bu durumdaysa siz “yandınız” demektir.&nbsp;</p>



<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, bu soruna çare bulmak için yeni bir yol açarak Kıbrıs sorununun varlığı koşullarında da olsa Kıbrıs Türk ekonomisinin gelişmesini kolaylaştırmıştır. Zaten bu karar, 2004 referandumundan sonra uluslararası alanda elde edebildiğimiz tek avantajdır.&nbsp;Bu karar bize avantaj sağlarken Kıbrıslı Rumların terk ettikleri mallar üzerinde iddia ettikleri mülkiyet hakkını da korumuştur. Onlara, tazminat, takas veya iade seçeneklerini sunarak, uluslararası sorunlarda mülkiyet sorununun nasıl çözümlenebileceğine dair yeni bir ufuk açmıştır.</p>



<p>Kıbrıs’taki mülkiyet sorunlarına kişisel çerçeveden bakarak yaşanan haksızlıklara veya mağduriyetlere dikkat çekmek başka; sorunun neredeyse 60 yıldır devam ederken ekonomik gelişme için zorunluluk oluşturan “yasal mülkiyet altyapısının” ne olabileceğini konuşmak başka şeydir. Üstelik aynı anda ikisini birden yapmak da mümkündür.</p>



<p>Sorunu bu çerçevede algılayabilirsek, bugünkü tartışmaların “kimin malını kime satıyoruz” sorusu ile hiçbir ilişkisi olamayacağını da kolaylıkla algılayabiliriz sanırım.</p>



<p>Kimsenin malını, kimseye satmıyoruz! Adadaki varlığımızı devam ettirebilmek için küresel gelişmelerin bize sunduğu fırsatları değerlendirmeye çalışıyoruz.&nbsp;</p>



<p>Keşke biraz daha doğru dürüst değerlendirebilsek.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/soru-su-mu-kimin-malini-kime-satiyoruz/">SORU ŞU MU? “KİMİN MALINI, KİME SATIYORUZ?”</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/soru-su-mu-kimin-malini-kime-satiyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AVRUPA KONSEYİ, TÜRKİYE&#8217;Yİ TAZMİNATLARI ÖDEMEYE DAVET ETTİ</title>
		<link>https://www.vekibris.com/avrupa-konseyi-turkiyeyi-tazminatlari-odemeye-davet-etti/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/avrupa-konseyi-turkiyeyi-tazminatlari-odemeye-davet-etti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Sep 2023 17:30:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa konseyi]]></category>
		<category><![CDATA[Bakanlar Komitesi]]></category>
		<category><![CDATA[tazminat]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[uyarı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=122864</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa Konseyi, Kıbrıslı Rumların KKTC’de kalan mülkleri için açtıkları davalarda kazandıkları tazminatları ödemeyen Türkiye&#8217;yi uyardı. DW-Türkçe haber sitesinin bildirdiğine göre, AİHM kararlarının icrasını denetleyen Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi toplantısında, Türkiye&#8217;nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi&#8217;nin (AİHS) 46&#8217;ncı maddesindeki &#8220;Yüksek Sözleşmeci Taraflar, taraf oldukları davalarda Mahkeme&#8217;nin verdiği kesinleşmiş kararlara uymayı taahhüt ederler&#8221; cümlesine atıfta [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/avrupa-konseyi-turkiyeyi-tazminatlari-odemeye-davet-etti/">AVRUPA KONSEYİ, TÜRKİYE&#8217;Yİ TAZMİNATLARI ÖDEMEYE DAVET ETTİ</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Avrupa Konseyi, Kıbrıslı Rumların KKTC’de kalan mülkleri için açtıkları davalarda kazandıkları tazminatları ödemeyen Türkiye&#8217;yi uyardı.</p>



<p>DW-Türkçe haber sitesinin bildirdiğine göre, AİHM kararlarının icrasını denetleyen Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi toplantısında, Türkiye&#8217;nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi&#8217;nin (AİHS) 46&#8217;ncı maddesindeki &#8220;Yüksek Sözleşmeci Taraflar, taraf oldukları davalarda Mahkeme&#8217;nin verdiği kesinleşmiş kararlara uymayı taahhüt ederler&#8221; cümlesine atıfta bulunularak Türkiye&#8217;den yükümlülüklerini yerine getirmesi istendi.</p>



<p>1974 öncesi dönemde Kuzey Kıbrıs&#8217;ta yaşayan ve Barış Harekatı sonrasında mülklerini terk eden Rumlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvurmuş, 2006-2011 döneminde sonuçlanan 33 davada Türkiye toplam 40 milyon euro tazminata mahkum edilmişti. Avrupa Konseyi verilerine göre aradan geçen zamanda eklenen faizlerle tazminat miktarı 60 milyon euroya çıktı.</p>



<p>Bu konuda daha önce çıkarılan kararlar ve gerek Komite Başkanı gerekse Avrupa Konseyi Genel Sekreteri&#8217;nin Türk Dışişleri Bakanlarına 2009, 2014 ve 2016 yıllarında gönderdikleri mektuplara rağmen Türk makamlarının tazminat yükümlülüğünü yerine getirmemesinden büyük üzüntü duyulduğu kaydedildi.</p>



<p>Bakanlar Komitesi kararında Türkiye&#8217;nin AİHS&#8217;nin 46&#8217;ncı maddesindeki AİHM kararlarına uyma yükümlülüğünü koşulsuz bir şekilde yerine getirerek tazminat cezalarını gecikmeksizin faiziyle birlikte ödemesi talep edildi. Konunun gelecek yıl Eylül ayında yapılacak Bakanlar Komitesinde yeniden ele alınmasına karar verildi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/avrupa-konseyi-turkiyeyi-tazminatlari-odemeye-davet-etti/">AVRUPA KONSEYİ, TÜRKİYE&#8217;Yİ TAZMİNATLARI ÖDEMEYE DAVET ETTİ</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/avrupa-konseyi-turkiyeyi-tazminatlari-odemeye-davet-etti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“KAPALI MARAŞ AÇILIMI&#8221; VE ULUSLARARASI TOPLUMUN BEKLENTİSİ</title>
		<link>https://www.vekibris.com/kapali-maras-acilimi-ve-uluslararasi-toplumun-beklentisi/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/kapali-maras-acilimi-ve-uluslararasi-toplumun-beklentisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jun 2022 08:37:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[ARESTİS]]></category>
		<category><![CDATA[BARIŞ GÜCÜ]]></category>
		<category><![CDATA[BİRLEŞMİŞ MİLLETLER]]></category>
		<category><![CDATA[KAPALI MARAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[MUSTAFA ERÇAKICA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=89673</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde Kapalı Maraş ya da “hayalet şehir” olarak anılan Maraş, 1974 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıs’a gerçekleştirdiği askeri müdahalenin ardından Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından askeri bölge olarak ilan edilmiş ve tekrar yerleşime açılmamıştı. Maraş’ın tekrar yerleşime açılmamış olması, statüsüne ilişkin net olmayan bir durum varmış gibi algılanmaktadır. Maraş’ın bugün Kapalı Maraş olarak anılan bölgesinin nüfusunun 1974 [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/kapali-maras-acilimi-ve-uluslararasi-toplumun-beklentisi/">“KAPALI MARAŞ AÇILIMI&#8221; VE ULUSLARARASI TOPLUMUN BEKLENTİSİ</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Günümüzde Kapalı Maraş ya da “hayalet şehir” olarak anılan Maraş, 1974 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıs’a gerçekleştirdiği askeri müdahalenin ardından Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından askeri bölge olarak ilan edilmiş ve tekrar yerleşime açılmamıştı. Maraş’ın tekrar yerleşime açılmamış olması, statüsüne ilişkin net olmayan bir durum varmış gibi algılanmaktadır.</p>



<p>Maraş’ın bugün Kapalı Maraş olarak anılan bölgesinin nüfusunun 1974 yılı öncesinde 34,700 olduğu, bunun 29,700 kişisinin Kıbrıslı Rum, geri kalan nüfusunun ise ağırlıklı olarak Ermeni, Maronit, İngiliz, ve diğer etnik gruplardan oluştuğu belirtilmektedir. 1974 yılından sonra, 2020 yılındaki açılımın yaşanmasına kadar ise bu bölgeye erişebilecek olanlar son derece sınırlandırılmıştı. Birleşmiş Milletler (BM) ve Türk Silahlı Kuvvetleri görevlileriyle, özel izni bulunanlar buraya girebiliyordu. Bu bölgede sadece BM barış gücü misyonuna tahsis edilen bir bina ile Türk Silahlı Kuvvetlerine tahsis edilen altı adet apartman kullanılmaktadır. Oysa yerleşime kapatıldığı döneme bölgede 45 adet 10,000 yatak kapasiteli turistik otel, 60 adet apart otel, 2,953 adet ticari birim, 99 adet eğlence yeri, 143 adet idari ofis, 4,649 adet konut, 21 adet banka binası, 24 adet tiyatro ve sinema salonunun bulunduğu belirtilmektedir. Ayrıca burada içerisinde 8,500 adet kitap barındıran, devlete ait bir kütüphane de bulunmaktaydı. Burada sanat galerisi olarak kullanılan bir binanın da olduğu belirtilmektedir. Bütün bu yapıların bugün atıl bir durumda olduğu bilinmektedir. Bu binaların tamamının restorasyonunu sağlayacak bir teknolojik imkanın bulunup bulunmadığı ise büyük bir soru işaretidir.</p>



<p>1974 yılından beridir sivil yerleşime ve ziyarete kapalı olan Maraş’ın bir bölümü, 46 yıl sonra, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın ve KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın fikir birliğine ulaşmasıyla, Ekim 2020’de, sivil ziyarete açıldı. Bunun ardından, Temmuz 2021’de ise, Kapalı Maraş’la ilgili yeni bir açılımın daha gerçekleştirileceği duyuruldu. Buna göre, Kapalı Maraş’ın %3,5’inin Taşınmaz Mal Komisyonu aracılığıyla mal sahiplerine iade edileceği ve bu doğrultuda söz konusu %3,5’luk alanın askeri statüden çıkartılacağı açıklandı.</p>



<p>Kapalı Maraş’ın ‘Kısmi Açık Maraş’a evrilen bu hikayesinin uluslararası toplumda yarattığı endişeler doğrultusunda BM Güvenlik Konseyi Başkanlığı, Türkiye Cumhuriyeti’ni kınadığını açıkladı. Uluslararası toplum, Kapalı Maraş’ın herhangi bir bölümünün özellikle BM’nin gözetiminde olmadan açılmasını endişeyle karşılamaktadır. Ayrıca, sadece 1974’ten önce buranın sakinleri olanların geri dönmesi beklentisi de bulunmaktadır.</p>



<p><strong>Birleşmiş Milletler’in Maraş Açılımına Yaklaşımı…</strong></p>



<p>BM Güvenlik Konseyi Başkanı, 23 Temmuz 2021’de yayınladığı bildiride, BM Güvenlik Konseyi’nin Kapalı Maraş ile ilgili önceki bağlayıcı kararı hatırlatarak, buraya 1974 yılından önceki sakinleri dışında herhangi birisinin yerleştirilmesinin kabul edilemez olduğu yinelenmiştir. Belirtmek gerekir ki, KKTC makamları bunun aksinde bir açıklamada bulunmamış, niyet ortaya koymamıştır. Yine de, bildiride üzerinde durulan tek sorun bu değildir. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve KKTC Cumhurbaşkanı Tatar’ın yaptıkları açıklamaların tek taraflı olduğu vurgulanarak, bu durumun BM Güvenlik Konseyi’nin kararlarıyla bağdaşmadığı ortaya konmuştur.</p>



<p>Bildiride Kapalı Maraş konusunda Ekim 2020’den itibaren atılan adımların geri alınması gerektiği üzerinde durulmuş, bölgedeki tansiyonun yükselmesinden endişe edildiği de ifade edilmiştir. Bildiri, Kapalı Maraş’ta açılımın yaşanacağı bölgenin BM yönetimine verilmesi gerektiği de belirtilmiştir. Ayrıca adada çok uzun süredir varlığını sürdüren BM Barış Gücü misyonunun serbest dolaşım özgürlüğüne saygı duyulması üzerinde de durulmuştur.</p>



<p>BM Güvenlik Konseyi Başkanı’nın bildirisinde atıfta bulunulan ve Kıbrıs sorununa ilişkin her tartışmada sıklıkla değinilen BM Güvenlik Konseyi kararları, bu konu özelinde ne söylemektedir? S/RES/550(1984) numaralı karar, KKTC’nin tanınmamasını vurgulayan önemli bir karardır. Vurguladığı bu noktanın yanında, 1974 öncesinde Kapalı Maraş’ta yaşayan sakinleri dışında başkalarının bölgeye yerleştirilmesinin kabul edilmezliğini ifade etmektedir. BM, Kapalı Maraş’ın BM yönetimine verilmesi gerektiğini de ifade etmektedir.</p>



<p>Bir diğer önemli ve üzerinde durulması gereken BM Güvenlik Konseyi kararı ise, S/RES/789(1992) numaralı karardır. Burada Kapalı Maraş’ın güven arttırıcı önlemler kapsamına alınarak, bu önlemler çerçevesinde, Kıbrıs’taki BM Barış Gücü misyonunun yetki alanına dahil edilmesi gerektiği üzerinde durulmaktadır. BM Güvenlik Konseyi, belirli aralıklarla yaptığı toplantılarında Kıbrıs’ta bulunan BM Barış Gücü misyonunun görevini uzatmaktadır. BM Güvenlik Konseyi Temmuz 2021’de yaptığı toplantıda hem görev süresini uzatmış, hem de BM Güvenlik Konseyi Başkanı’nın yukarıda anılan bildirisinde Kapalı Maraş ile ilgili söylediklerini onaylamıştır.</p>



<p>Belki BM Güvenlik Konseyi Başkanı bildirisinin hukuki niteliği net değildir ama güncel sorun açısından önemli olan, BM Güvenlik Konseyi’nin 29 Temmuz 2021 tarihli bağlayıcı kararında, söz konusu bildiri ile aynı noktaların üzerinde durmasıdır. Bu kararın kimi kesimlerce eleştirilen kısmı, BM Barış Gücü misyonunun görev süresinin uzatılmasına ilişkin olarak Kıbrıslı Türklerin rızasının alınmamış olmasıdır. BM Barış Gücü misyonlarıyla ilgili en önemli kural, bu misyonların kurulmasında ve görevlerine devam etmesinde, tarafların rızasının da alınmış olması gerekliliğidir.</p>



<p>Kapalı Maraş’a ilişkin bir açılımın yaşanması ve buradaki mülklerin 1974 yılındaki sakinlerine iade edilmesi, BM Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda uluslararası hukukun bir gereğidir. Bu doğrultuda açılım kararıyla birlikte Kıbrıslı Türklere ve Türkiye Cumhuriyeti’ne yöneltilen eleştirinin nedeni, uluslararası toplumun BM Güvenlik Konseyi kararlarında vurgulandığı üzere, Kapalı Maraş’ın BM denetiminde açılması ve burasının yönetiminin BM’ye devredilmesi beklentisiymiş gibi gözükmektedir.</p>



<p>Kıbrıslı Türklerin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin konuyu BM ile görüşerek, Kapalı Maraş konusundaki adımların BM ile işbirliği içerisinde atılması ve açılımın gerçekleşeceği bölgenin yönetiminin BM, Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum üyeler barındıran bir komite tarafından yapılması üzerinde uzlaşılması, orta yolcu bir çözüm gibi görünmektedir. Bu sayede, yöneltilen eleştirilerin önü kesilebilecek ve Kıbrıslı Türklerin Ercan Havalimanı’nın uluslararası uçuşlara açılması veya Mağusa Limanı’nın doğrudan ticarete açılması gibi bir karşılık elde etmesi ihtimali de artacaktır. S/RES/789(1992) numaralı kararda BM Güvenlik Konseyi’nin Kapalı Maraş’ın güven arttırıcı önlemler kapsamında ele alınabileceğini belirttiği unutulmamalıdır.</p>



<p><strong>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Maraş…</strong></p>



<p>Konuyla ilgilenen tek uluslararası örgüt, BM değildir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)’nin almış olduğu <em>Xenides Arestis</em> kararı da önemlidir. <em>Myra Xenides Arestis</em>&#8216;in Türkiye aleyhine yaptığı başvurudaki temel talebi, Kapalı Maraş’taki mallarının iade edilmesidir. Türkiye Cumhuriyeti, dava konusu mülkün mülkiyetinin Vakıflar İdaresi’ne ait olduğu iddia etmiştir. Bu iddiaya göre, İngiliz yönetimi dönemindeki tapu kayıtlarına bakıldığında, 15 Eylül 1913 tarihli 3 adet tapu kaydında, mülkün Abdullah Paşa isimli vakfa ait olduğu görülmektedir. Anlaşıldığı kadarıyla <em>Arestis</em>’in büyük babası, bu malı o dönemki Abdullah Paşa Vakfı’ndan kiralamış, sonra da mülkiyetini kazanmıştır. AİHM, konuya ilişkin kararında, mülkiyet hakkına ilişkin Vakıflar İdaresi lehine iddiaları göz önünde bulundurmamış ve <em>Arestis</em>’i anılan taşınmaz mülkün sahibi olarak kabul etmiştir.</p>



<p>AİHM, Türkiye’nin <em>Arestis</em>’in mülkiyet hakkını ihlal ettiğine karar vermiştir. AİHM’in kararına göre, Kıbrıslı Rumların Kuzey Kıbrıs’taki konutlarına dönmelerine izin verilmemesi, özel ve aile hayatına saygı hakkını da ihlal etmektedir. AİHM, söz konusu kararında KKTC sınırları içerisinde kurulan, fakat Türkiye Cumhuriyeti’ne ait bir iç hukuk yolu olarak algılanan Taşınmaz Mal Komisyonu’nun oluşturacağı zarar giderim kararını beklemiş ve mülkün iadesine karar vermemiştir.</p>



<p>Konuya ilişkin BM’nin ve AİHM’in yaklaşımları bu şekildeyken, 2005 tarihli Taşınmaz Malların Tazmini, Takası ve İadesi Yasası’nın sekizinci maddesine bakmakta da fayda vardır. Bu madde Taşınmaz Mal Komisyonu’na, 1974 öncesi Kıbrıslı Rumlara ait olan ve bugün askeri bölge içinde kalan mülklerin iadesine karar vermeme yetkisini de vermektedir. Taşınmaz Mal Komisyonu bu tür örneklerde takas ya da tazminata karar verebilecektir. Aslında açılmış olan %3,5’luk kısmı hariç, askeri bölge statüsünde olan Kapalı Maraş’a ilişkin durumlarda söz konusu askeri bölge gerekçesinin AİHM tarafından hukuken geçerli olarak kabul edilip edilmeyeceği ise henüz bilinmemektedir. Taşınmaz Mal Komisyonu’nun Kapalı Maraş bölgesindeki mülkler için yapılan başvurulara ilişkin olarak henüz bir karar almadığı görülmektedir. Kapalı Maraş’ta askeri bölge statüsünden çıkarılan alandaki mülklerin iadesi mümkün olacakmış gibi gözükmektedir; ama askeri bölge statüsünde devam eden kısımdaki mülkler için ne olacağı henüz bilinmemektedir.</p>



<p>Konuyla ilgili güncel bir gelişme, Taşınmaz Mal Komisyonu Başkanının Kapalı Maraş’ın tamamıyla ilgili toplamda 405 Kıbrıslı Rum mülk sahibinin Taşınmaz Mal Komisyonu’na takas, tazminat ve ağırlıklı olarak iade için başvuruda bulunduğunun açıklanmasıdır. Askeri bölge statüsünden çıkartılarak açılması planlanan %3,5’lik alanla ilgili toplam başvuru sayısının ise 36 olduğunu söylenmişti. Komisyon Başkanı, askeri bölge statüsünden çıkarılan alanla ilgili Komisyona kaç başvuru olduğunu belirlemeye yönelik çalışmaların devam ettiğini ifade etmiştir. Zamanın KKTC Başbakanı ise, yaptığı bir açıklamasında Taşınmaz Mal Komisyonu’nun başvuruları AİHM içtihadı doğrultusunda karara bağlayacağını ifade etmişti.</p>



<p><strong>Sonuç: Kapalı Maraş’ın statü sorunu da vardır…</strong></p>



<p>Kıbrıs’ta, Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların fiili olarak egemenlik kullandıkları bölgelerin arasında bir tampon bölge bulunmaktadır. Kapalı Maraş, bu tampon bölgenin en doğusundadır. Bölge, Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin askeri müdahaleleri sonrası yerleşime kapanmış oldu ancak yerleşime tekrar açılması yukarıda da anılan BM Güvenlik Konseyi kararlarıyla gerçekleşti. Anlaşıldığı üzere, uluslararası toplumun beklentileri, Kapalı Maraş’a sadece 1974 öncesindeki sakinlerin tekrar yerleştirilmesi sağlanarak karşılanamayacaktır. BM Güvenlik Konseyi’nin beklentisi, kendi kararları doğrultusunda, bölgenin idaresinin de BM barış gücü misyonuna devredilmesidir.</p>



<p>AİHM’in de konuya yaklaşımı bizler açısından önemlidir. <em>Xenides-Arestis</em> kararında Türkiye Cumhuriyeti’nin Kapalı Maraş’ta bulunan bir malın mülkiyetinin Vakıflar İdaresi’ne ait olduğu iddiası kabul görmemiş ve buradaki mülklerin 1974 yılındaki sakinlerine iade edilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.</p>



<p>Yazının bütününden anlaşılabileceği gibi, çalışmanın amacı Kapalı Maraş’a ilişkin taraf tezlerini değerlendirmek değil, bu konuda uluslararası toplumun nasıl bir çözüm beklentisi içerisinde olduğunun özünü ortaya koymaktır. Uluslararası toplumun bu konudaki beklentisi, atılacak olan adımların tek taraflı olmaması ve 1974 yılındaki sakinlerin haklarının korunmasıdır. Kapalı Maraş ile ilgili atılacak olan adımlarda uluslararası toplumun önde gelen üyelerinin dikkat ettiği noktaların göz önünde bulundurulması ve uluslararası topluma bunun garantisinin verilmesi, Kıbrıslı Türkler ve Türkiye Cumhuriyeti’nin eleştirilerin hedefi olmasını engelleyecektir.</p>



<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>



<p><em>Mustafa Erçakıca, Galatasaray Üniversitesi&#8217;nde uluslararası hukuk doktorası derecesine sahiptir ve KKTC&#8217;de Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi&#8217;nde uluslararası hukuk dersleri vermektedir.</em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/kapali-maras-acilimi-ve-uluslararasi-toplumun-beklentisi/">“KAPALI MARAŞ AÇILIMI&#8221; VE ULUSLARARASI TOPLUMUN BEKLENTİSİ</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/kapali-maras-acilimi-ve-uluslararasi-toplumun-beklentisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLAYAN TASARILAR, AİHS’NE DE AYKIRIDIR</title>
		<link>https://www.vekibris.com/ifade-ozgurlugunu-kisitlayan-tasarilar-aihsne-de-aykiridir/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/ifade-ozgurlugunu-kisitlayan-tasarilar-aihsne-de-aykiridir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Jun 2022 08:44:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[AİHS]]></category>
		<category><![CDATA[aykırı]]></category>
		<category><![CDATA[İfade Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[kısıtlama]]></category>
		<category><![CDATA[kktc anayasası]]></category>
		<category><![CDATA[Turan Rahvancıoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=88622</guid>

					<description><![CDATA[<p>KKTC hukukunda ve/veya KKTC Anayasasında ifade özgürlüğü, bir başka değişle Düşünce, Söz ve Anlatım Özgürlüğü anayasamızın 24 maddesinde yer almaktadır ve aynen aşağıdaki şekilde ifade edilmektedir: “Madde 24 (1)​ Herkes, düşünce ve kanaat özgürlüğüne sahiptir; kimse, düşünce ve kanaatlarını açıklamaya zorlanamaz.&#160; Düşünce suçu yoktur. (2)​ Herkes, düşünce ve kanaatlarını, söz, yazı, resim veya başka yollarla [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/ifade-ozgurlugunu-kisitlayan-tasarilar-aihsne-de-aykiridir/">İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLAYAN TASARILAR, AİHS’NE DE AYKIRIDIR</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>KKTC hukukunda ve/veya KKTC Anayasasında ifade özgürlüğü, bir başka değişle Düşünce, Söz ve Anlatım Özgürlüğü anayasamızın 24 maddesinde yer almaktadır ve aynen aşağıdaki şekilde ifade edilmektedir:</p>



<p>“Madde 24</p>



<p>(1)​ Herkes, düşünce ve kanaat özgürlüğüne sahiptir; kimse, düşünce ve kanaatlarını açıklamaya zorlanamaz.&nbsp; Düşünce suçu yoktur.</p>



<p>(2)​ Herkes, düşünce ve kanaatlarını, söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hak, herhangi bir resmi makamın müdahalesi ve Devlet sınırları sözkonusu olmaksızın, kanaatını anlatma, haber ve fikir alma ve verme özgürlüklerini kapsar.</p>



<p>(3) ​Söz ve anlatım özgürlüklerinin kullanılması, yalnız ulusal güvenlik, anayasal düzen, kamu güvenliği , kamu düzeni, genel sağlık, genel ahlak yararı için veya başkalarının şöhret veya haklarının korunması veya bir sırrın açıklanmasının önlenmesi veya yargının otorite veya tarafsızlığının sürdürülmesi için gerekli ve yasanın koyduğu yöntemlere, koşullara, sınırlamalara veya cezalara bağlı tutulabilir.”</p>



<p><strong>AİHS’DE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ</strong></p>



<p>Bunu yanı sıra yine ifade özgürlüğü, bir başka değişle Düşünce, Söz ve Anlatım Özgürlüğü, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) ise 10. Maddesinde de şu şekilde yer almaktadır:</p>



<p>“Madde 10 – İfade özgürlüğü:</p>



<p>1. Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, kanaat özgürlüğü ile kamu otoritelerinin müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber veya fikir almak ve vermek özgürlüğünü de içerir. Bu madde, devletlerin radyo, televizyon ve sinema işletmelerini bir izin rejimine bağlı tutmalarına engel değildir.</p>



<p>2. Kullanılması görev ve sorumluluk yükleyen bu özgürlükler, demokratik bir toplumda, zorunlu tedbirler niteliğinde olarak, ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, veya yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması için yasayla öngörülen bazı biçim koşullarına, sınırlamalara ve yaptırımlara bağlanabilir.”</p>



<p><strong>AİHS VE KKTC HUKUKU</strong></p>



<p>Peki KKTC anayasası ve/veya hukuku ile AİHS arasında ne gibi bir bağlantı vardır?</p>



<p>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, 39/62 sayılı yasa ile iç hukukumuz haline getirilmiştir. 39/62 sayılı yasa KKTC’de halen yürürlükte olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi KKTC iç hukukunun bir parçasıdır. KKTC Anayasa Mahkemesi, 24/2002 (D. 4/2003) sayılı davada yaptığı incelemede, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin KKTC iç hukukunun bir parçası olduğunu da ayrıca ifade etmiştir.</p>



<p>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin KKTC iç hukukunun bir parçası olduğu ortadayken ifade özgürlüğü ve/veya Düşünce, Söz ve Anlatım Özgürlüğünün Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve yine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları tahtında incelememiz kaçınılmazdır ve aşağıdaki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının KKTC’deki tartışmalarda ışık tutacağı inancındayım.</p>



<p><strong>ÖRNEK BİR KARAR</strong></p>



<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 23.4.1992 tarihli “Castells/ İspanya”kararında kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi ile hükümetin siyasi karşıtları tarafından siyasi bakımdan eleştirilmesi arasında bir denge kurmaya çalışmış ve siyasi muhalefet için ifade özgürlüğünü güçlü bir şekilde savunmuştur.</p>



<p>Castells, İspanya Parlamentosunda, Bask bölgesinin bağımsızlığını savunan bir siyasi örgütü temsil eden bir senatördü. 1979’da ülke çapında okunan bir gazetede “Öfkelendirici Bir Dokunulmazlık” başlıklı bir yazısı yayınlandı. Castells, Hükümeti Bask bölgesindeki cinayetleri soruşturmamakla suçluyordu. Bunun üzerine şikayetçinin dokunulmazlığı kaldırılarak, “hükümetin manevi şahsiyetine hakaret” suçundan yargılanmış ve 1 yıl 1 gün hapis cezasına mahkum edilmişti.</p>



<p>Yapılan başvuru üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kısıtlamanın “demokratik bir toplumda gerekli” olması koşulunu inceleyerek şunu belirtmiştir:</p>



<p>“İfade özgürlüğü herkes için önemli olmakla birlikte, halkın seçilmiş bir temsilcisi açısından özel bir önem taşır. Bu kişi seçmenlerini temsil etmektedir, onların kaygılarına dikkat çekmektedir, çıkarlarını savunmaktadır. Dolayısıyla, davacının durumunda olduğu gibi, muhalif bir Parlamento üyesinin ifade özgürlüğüne müdahale, Mahkeme’nin çok büyük bir dikkatle ele alması gereken bir konudur.”</p>



<p>Hükümet hakkındaki eleştirinin caiz olan sınırları özel kişilere, hatta bir politikacıya yapılan eleştiriye oranla daha geniştir. Bir demokratik sistemde Hükümetin eylem, işlem veya hataları, sadece yasama ve yargı organlarının değil, basın ve kamuoyunun da ayrıntılı incelemesine tabidir. Ayrıca İspanya Hükümeti, medyadaki haksız saldırı ve eleştirileri başka yollarla önlemek varken, işgal ettiği hakim pozisyondan yararlanarak ceza davası açmak suretiyle önlemeyi tercih etmiştir. Kamu güvenliğinin garantörü olarak yetkili devlet makamları, hakaret, kasıt veya kötü niyetle yapılan yayınları önlemeye yönelik olmak üzere, ceza niteliğinde olanlar da dahil gereken önlemleri almak yetkisine sahiptir. Ancak, bunda hiçbir şekilde aşırıya kaçılmamalıdır. Mahkeme bu gerekçelerle İspanya’nın 10. maddeyi ihlal ettiğini tespit etmiş ve hükümetin bunlara karşı, hoşgörülü olması gerekirken, ceza davası açarak karşı koymasının aşırı bir önlem olduğu hususunu vurgulamıştır.</p>



<p><strong>YASA TASARILARININ DEĞERLENDİRİLMESİ</strong></p>



<p>Yukarıdakilerden de anlaşılacağı üzere AİHS halen daha KKTC iç hukukunun bir parçasıdır ve 39/62 sayılı yasa tahtında da yürürlüktedir o takdirde burada kanımca yapılması gereken hareket tarzı KKTC de ifade özgürlüğüne ilişkin yapılmak istenen bir düzenleme veya değişiklik veya kısıtlama veya ifade özgürlüğüne ilişkin sınırların belirlenmesi AİHS ve AİHM kararları ışında yapılmalıdır.</p>



<p>Peki, değişiklik yapılmak istenen Ceza, Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması ve Müfsidane Yayınlar Yasalarındaki değişiklikler öngören tasarılar ile “Soğukluk” veya “Hoşnutsuzluk” gibi kavramlara ilişkin getirilmek istenen 5 yıla kadar hapis cezası gerek AİHS ve gerekse de AİHM kararlarına uygunluk göstermekte midir?</p>



<p>Yukarıda alıntılamış olduğum AİHM kararında da anlaşılacağı üzere mahkeme, hükümeti eleştiren ve hatta belli bir bölgedeki cinayetleri soruşturmadığını ileri sürerek hükümete bir yerde suç isnat eden veya suça ortaklık ettiği yönünde ifadeler kullanan bir parlamento üyesine 1 yıl 1 gün hapis cezası verilmiş olmasının, hükümetin bunlara karşı, hoşgörülü olması gerekirken, ceza davası açarak karşı koymasının aşırı bir önlem olduğunu vurgulamıştır ve&nbsp; İspanya’nın AİHS’nin 10. Maddesini ihlal ettiği yönünde karar vermiştir.</p>



<p>AİHM burada, “soğukluk” veya “hoşnutsuzluk” gibi kavramlardan daha ileri olan ve hükümeti cinayetleri soruşturmuyor diye “ağır şekilde suçlayan” birine verilen hapis cezasının, AİHS’nin 10. maddesinin ihlali olduğuna karar vermiştir.</p>



<p>Ülkemizde, “soğukluk” veya “hoşnutsuzluk yaratmak” gibi kavramlar üzerinden hapis cezaları verilmeye başlanırsa ne olacak? AİHM, bu tutumunu yine ortaya koyacak ve KKTC’de “hoşnutsuzluk” veya “soğukluk” gibi kavramlara dayanarak verilen hapis cezalarını “aşırı” olarak değerlendirecek ve AİHS’nin ihlal edildiği yönünde bulgu yapacaktır.</p>



<p>Evet; bir ülke kendi yasaları tahtında ifade özgürlüğüne ilişkin kısıtlamaları düzenleme yetkisine sahiptir. Ancak ülkemizin dikkat etmesi gereken esas husus, bu düzenlemeleri yaparken iç hukukumuzun bir parçası olan AİHS ve AİHM kararları ışığında bu düzenlemelerin yapılması ve keza KKTC Anayasası’nın ilgili hükümlerinin özüne ters düşülmemesidir. Ülkemiz, tüm olumsuz sıfatlarının yanı sıra bir de uluslararası mahkemeler eli ile yeni bir sıfat kazanmasın. Bugünlerde zaten sorgulanan itibarımız, bir de uluslararası sahnede yerle bir olmasın ve daha da önemlisi demokrasimiz zarar görmesin…</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/ifade-ozgurlugunu-kisitlayan-tasarilar-aihsne-de-aykiridir/">İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLAYAN TASARILAR, AİHS’NE DE AYKIRIDIR</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/ifade-ozgurlugunu-kisitlayan-tasarilar-aihsne-de-aykiridir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>RUM YÖNETİMİ TÜRKİYE’NİN DERHAL 103 MİLYON EURO ÖDEMESİNİ İSTİYOR</title>
		<link>https://www.vekibris.com/rum-yonetimi-turkiyenin-derhal-103-milyon-euro-odemesini-istiyor/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/rum-yonetimi-turkiyenin-derhal-103-milyon-euro-odemesini-istiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2020 10:50:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[kayıp yakınlarına tazminat]]></category>
		<category><![CDATA[Rum Yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[tazminat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=34240</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rum yönetimi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 2014’te verdiği Türkiye’nin Karpaz bölgesinde yaşayan Rumlar ve kayıp yakınlarına tazminat ödemesi kararını görüşmeye dün başlayan ve yarın tamamlayacak olan Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nden “tazminatların ivedilikle ödenmesi” kararı çıkmasını istiyor. Alithia’nın haberine göre AİHM’in 2014’te tazminat bedeli olarak 90 milyon Euro belirlediğini, bu meblağın bugün –gecikme faizleriyle birlikte) [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/rum-yonetimi-turkiyenin-derhal-103-milyon-euro-odemesini-istiyor/">RUM YÖNETİMİ TÜRKİYE’NİN DERHAL 103 MİLYON EURO ÖDEMESİNİ İSTİYOR</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Rum yönetimi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 2014’te verdiği Türkiye’nin Karpaz bölgesinde yaşayan Rumlar ve kayıp yakınlarına tazminat ödemesi kararını görüşmeye dün başlayan ve yarın tamamlayacak olan Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nden “tazminatların ivedilikle ödenmesi” kararı çıkmasını istiyor.</p>



<p>Alithia’nın haberine göre AİHM’in 2014’te tazminat bedeli olarak 90 milyon Euro belirlediğini, bu meblağın bugün –gecikme faizleriyle birlikte) 103 milyon Euro civarına yükseldiğini vurgulayan Rum yönetimi Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne gönderdiği muhtırada şu taleplerini iletti:</p>



<p>“Bakanlar Komitesi Türkiye’nin, yükümlülüklerini yerine getirmekte sürekli başarısız olmasından hayal kırıklığı belirtsin, Türk makamlarına, tazminat bedelini derhal, belirlenmiş faizi ile birlikte ödeme telkininde bulunsun.”</p>



<p>Avrupa Konseyi sekreterliğinin yaptığı hesaplamaya göre tazminat meblağının, Mart 2019’da faizleriyle birlikte Mart neredeyse 103 milyon 493 bin 835 Euro 62 sent’e ulaştığına dikkat çeken Rum yönetimi Bakanlar Konseyi’nden “Türk makamlarından, AİHM’in bu konuda hükmettiği tazminatı gecikmeksizin ödemesini isteyeceği bir ara emri benimsemesini” de talep etti.</p>



<p>Haravgi haberi “Türkiye’nin Kayıplara Tazminatı 103 Milyon Euro’nun Üzerinde… Konu Yeniden Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nde” başlığıyla aktardı.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/rum-yonetimi-turkiyenin-derhal-103-milyon-euro-odemesini-istiyor/">RUM YÖNETİMİ TÜRKİYE’NİN DERHAL 103 MİLYON EURO ÖDEMESİNİ İSTİYOR</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/rum-yonetimi-turkiyenin-derhal-103-milyon-euro-odemesini-istiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
