<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>12 Eylül &#8211; Ve Kıbrıs</title>
	<atom:link href="https://www.vekibris.com/tag/12-eylul/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.vekibris.com</link>
	<description>Anlamak için farklı bak...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 13 Nov 2021 14:33:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>12 EYLÜLVARİ BİR SÜREÇ YAŞANIYOR</title>
		<link>https://www.vekibris.com/12-eylulvari-bir-surec-yasaniyor/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/12-eylulvari-bir-surec-yasaniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Nov 2021 14:33:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[12 Eylül]]></category>
		<category><![CDATA[CENK UZUNOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[GÜVENLİ LİMAN]]></category>
		<category><![CDATA[UMUTSUZLUK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=70709</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son üç-dört yılda sırasıyla tüm parti liderleri hızlı bir şekilde siyasetteki en tepe görevlere geldi. “Yönetmekteki” konu yaş ile ilgili değil baş ile ilgilidir ama yönetimde tecrübe denen şey için de görmek ve hata yapıp öğrenmek için zamana ihtiyaç vardır. 2018 seçimleri ile oluşan Meclis dönemine yaşanmışlıklara iyimser bir bakış açısıyla bakarak son 3-4 yıldır [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/12-eylulvari-bir-surec-yasaniyor/">12 EYLÜLVARİ BİR SÜREÇ YAŞANIYOR</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><a>Son üç-dört yılda sırasıyla tüm parti liderleri hızlı bir şekilde siyasetteki en tepe görevlere geldi. “Yönetmekteki” konu yaş ile ilgili değil baş ile ilgilidir ama yönetimde tecrübe denen şey için de görmek ve hata yapıp öğrenmek için zamana ihtiyaç vardır.</a></p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft size-large is-resized"><img decoding="async" src="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2.png" alt="" class="wp-image-30110" width="156" height="227" srcset="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2.png 506w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2-206x300.png 206w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2-288x420.png 288w" sizes="(max-width: 156px) 100vw, 156px" /></figure></div>



<p>2018 seçimleri ile oluşan Meclis dönemine yaşanmışlıklara iyimser bir bakış açısıyla bakarak son 3-4 yıldır siyasetteki bu hızlı kabuk değişiminin de bedeli ödendi ve ödenmeye de devam ediliyor diyebiliriz.</p>



<p>Siyasetteki kabuk değişiminde vücut bulanlar fark yaratacak görevlere hızlıca gelseler de toplumun çözüm bekleyen ana konularında yetkin bir kadro hareketi oluşturamadılar. Temel eksiklik budur. Bunun sonucunda da siyasetin pratiğinde de karşılığı olan iyi çalışılmış bir program ile çözüm bekleyen konularda mesafe almakta bir o kadar yavaş ve uzak kaldılar. Tabiri caizse ayaklarına gelen fırsatı taçlandıramadılar. Nitelikli eğitimleri ve temiz siyaset anlayışına uygun duruş ve söylemleriyle ön plana çıkmaları umut olur diye beklenenler de umut olamadılar. Yasamadan yürütmeye ve bürokrasiye kadar devlet yönetiminin mutfağında önceliklerin belirlenmesinden başlayarak büyük bir boşluk oluştu. Süreç ve sonuç odaklı yönetim tecrübesinde ve yetkinliklerde noksanlık olunca tabiri caizse temiz ama boş tabak vadetmenin problemleri çözmediği, refahı artırmadığı ortaya çıkmış oldu.</p>



<p>Seçimlere açık şekilde müdahaleyi elverişli kılan unsurlardan biri de umut diye ortaya çıkanların kısa sürede yarattığı hayal kırıklığıdır. Umudun hayal kırıklığına dönüşmesi toplumdaki güvenli bir limana sığınma ihtiyacını artırmıştır.</p>



<p>Seçim olsun ya da olmasın “limana sığınma ihtiyacı” diye özetleyebileceğimiz genele yayılmış toplumsal hissiyat ahlaki değerlerimizi yerle bir etmekle kalmamış; pandeminin de etkisiyle konu aç kalıp kalmamaya dayanmış, siyasi tercihleri yönlendirmeye çok daha müsait bir iklim oluşmuştur.</p>



<p>Ortaya çıkan bu durumdan parti liderlerinden başlayarak hem siyasete girmeye hevesli olanlar hem de seçen konumundaki biz seçmenlerin ortak bir çıkarımda bulunması lazım. Aksi takdirde belli aralıklarla yapılan seçimleri elbirliği ile cehaletin ve çaresizliğin kronolojik belgesi diye çerçeveletip duvara yan yana asacağız. Gidişat odur.</p>



<p>Telaffuz etmekte tereddüt ettiğim ise bu gidişat sonucunda varabileceğimiz noktadır. Şimdilik siyasetin umut olmaktan çıktığı 12 Eylül’e giden sürece benzemeye başladık demekle yetineyim.</p>



<p>Kastettiğim askeri müdahale değil. O dönemdeki toplumdaki umutsuzluktaki benzerlik ve 12 Eylül sonucunda normal şartlarda mümkün olmayacak değişiklerin bugünün Türkiye’sine kadar uzanan sonuçlarıdır.</p>



<p>Birileri bu hesabı yapıyorsa içinden geçtiğimiz bu süreci yaşamak durumunda olduğumuzu bir an için durup düşünmekte fayda var. Aksi takdirde kurumları ile birlikte siyaseti 12 Eylül sabahındaki partiler üstü geniş bir kesimdeki coşku bekliyor mu diye düşünmekte fayda var.</p>



<p>Parti liderlerinden başlayarak uyanmaya gerek yok hiç uyumasak yeridir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/12-eylulvari-bir-surec-yasaniyor/">12 EYLÜLVARİ BİR SÜREÇ YAŞANIYOR</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/12-eylulvari-bir-surec-yasaniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GİDAŞATIMIZIN HATIRLATTIĞINA RAĞMEN UMUT VAR!</title>
		<link>https://www.vekibris.com/gidasatimizin-hatirlattigina-ragmen-umut-var/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/gidasatimizin-hatirlattigina-ragmen-umut-var/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 2020 07:41:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[12 Eylül]]></category>
		<category><![CDATA[CENK UZUNOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Seçim]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=34475</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz hafta gazetelerin ön sayfalarında ‘’virüsten değil açlıktan öleceğiz’’ mealinde başlıkları, siyaseti magazinleştiren dergâh ziyaretini ve Ankara’daki iradenin yaklaşan seçimlere ağırlığını koyarak taraf olmasının hepsini bir arada görünce gözümün önünde bambaşka bir yakın gelecek belirdi. 12 Eylül askeri darbesinin 40. yıldönümüne günler kala Türkiye’yi 12 Eylül 1980 sabahına götüren sürecin koşullarına yaptıkları ve yapmadıklarıyla zemin [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/gidasatimizin-hatirlattigina-ragmen-umut-var/">GİDAŞATIMIZIN HATIRLATTIĞINA RAĞMEN UMUT VAR!</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p></p>



<p>Geçtiğimiz hafta gazetelerin ön sayfalarında ‘’virüsten değil açlıktan öleceğiz’’ mealinde başlıkları, siyaseti magazinleştiren dergâh ziyaretini ve Ankara’daki iradenin yaklaşan seçimlere ağırlığını koyarak taraf olmasının hepsini bir arada görünce gözümün önünde bambaşka bir yakın gelecek belirdi.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft size-large is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2.png" alt="" class="wp-image-30110" width="208" height="303" srcset="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2.png 506w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2-206x300.png 206w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2-288x420.png 288w" sizes="(max-width: 208px) 100vw, 208px" /></figure></div>



<p>12 Eylül askeri darbesinin 40. yıldönümüne günler kala Türkiye’yi 12 Eylül 1980 sabahına götüren sürecin koşullarına yaptıkları ve yapmadıklarıyla zemin hazırlayanların sonrasında yazıp anlattıklarını düşündüm. Bundan hareketle de bugün Kuzey Kıbrıs’ta toplumun içine sürüklendiği psikolojideki benzerliğin üzerinde durmakta fayda olduğu kanaatine vardım.</p>



<p>İnsanlığın tarihini cahilliğin tarihi olmaktan çıkartmak için geçmiş ile bugün arasında sebep-sonuç ilişkisi üzerinden çıkarımda bulunmak; gelmekte olan ve toplumu siyasi görüş gözetmeksizin tümüyle etkileyecek olumsuz gelişmeleri önleyebilir.</p>



<p>Malum tarih baştan sona doğru yaşanır ama sondan başa doğru da yazılır.&nbsp;</p>



<p>12 Eylül 1980’e giden süreçte cepheleşmiş ve birbirleriyle kıyasıya mücadele edenlerin o günün koşullarında başka neye hizmet ettiklerini düşünmeye ne vakitleri, ne de iştahları olduğu o günlere geri dönüp bakıldığında, iş işten geçtikten sonra göründü. O günün koşullarında hiç kimsenin dili, kendi tutku, hırs ve iradeleriyle verdikleri mücadeleye ‘’biz aslında yanlış yapıyoruz hatta galiba kullanılıyoruz’’ demeye varmadı ya da varamadı. Siyasi akıl tutulması onurlu çıkış kapısını iyice kapatarak siyasetin ve toplumun tümüne hâkim oldu.</p>



<p>Maharet elbette bunu o günün koşullarında görebilmek ve bu oyunu bozacak siyasi fedakârlık gerektiren adımları atıp ortak akla gelmekti. Olmadı ve Türkiye çok büyük bir bedel ödedi. Bugün hala daha 12 Eylül’ün bedelini ödemeye de devam ediyor.</p>



<p>Okumuş ve bir o kadar da kurnaz olduğuyla övünen Kıbrıs Türk toplumu, okumuşluğun ve yanı başımızda yaşanmışlığın sonucu olan ‘’tecrübeli cahilliğin’’ önüne geçmek için aklı selime gelip, tam da bu günlerde düşünmesi ve kafa yorması lazım:&nbsp;Bir tarafta adanın güneyinde ağzı açık bizi azınlık olarak yutmak için belimizin kırılmasını bekleyen zihniyet var. Bizim umutsuzluğumuz ve bıkkınlığımız onların siyasetinin umut kaynağı, hasadıdır. Toprak ya da garantörlükten önce esas strateji bizim bıkkınlığımız ve Türkiye üzerinde oluşturacağımız maddi ve manevi yükün, aramızdaki ilişkiye olacak olan yansımasıdır.</p>



<p>Güneyimizde durum buyken kuzeyimizde de din ile harmanlanmış içinde Atatürk’ü barındırmayan ‘milli’ söylem ve dayatmaları ortaya koymaktan kaçınmayanların kibirli ve gereksiz yere müdahaleci yaklaşımı var.</p>



<p>Birine karşı çıkarken diğerini savunur duruma düşmekten de kurtulamıyoruz. Siyasetçilerimizi ve toplumu kutuplaştırmaya zorlayan bir ortam oluştu.</p>



<p><strong>İçinden geçtiğimiz süreçte takındığımız tavırın bizi, ya Rum’un ısrar ettiği azınlık statüsünü kabul etmeye ya da Türkiye’nin adanın kuzeyine farklı bir şekilde müdahale etmek durumunda kalacağı bir zeminin oluşmasına hizmet edip etmediğini aklımızın bir köşesinde hep tutmakta fayda var.</strong></p>



<p>Adanın kuzeyindeki gidişatımızı 12 Eylül 1980 öncesi Türkiye’sine benzettiğim için buna ‘komplo teorisi’; ‘terör mü var?’; ‘kan mı dökülüyor?’; ‘ne alakası var?’ veya ‘abartma’ diyenler çıkabilir. Durdurulamayan terörün yerine bir türlü düzene sokulamayan ve günden güne etkisini kaybeden devlet yönetimi, plansız icraatın yarattığı kaos ve birikim yapmış olan usulsüzlük, rüşvet ve adam kayırmacılık toplumu boğulma noktasına getirdi. Çürümüşlüğün boyutu ve kokusu neredeyse terör karşısında oluşabilecek olan çaresizlik kadar etkili hal aldı.</p>



<p>Bu durum karşısında bize ‘ağabeylik’ yapması gereken Ankara’daki irade ‘ağalık’ yapmayı yeğledi. Bu anlaşılmaz yaklaşım, koskoca Türkiye’nin çıkarlarına hiçbir katkı sağlamaması hatta toplum üzerinde olumsuz bir tat bırakmasının yanında kendini ‘efe’ rolüne sokmaktan başka bir siyaseti ve söylemi olmayan yerli siyasetçilerin prim yapması sonucunu doğurdu.</p>



<p>12 Eylül benzetmesini yaparken dikkat çekmek istediğim, gidişatımıza bakarak toplumun bıkkınlık ve çıkış yoluyla ilgili içine düştüğü ümitsizliktir. O ümitsizlik tarlası gün gelir üzerine öyle şeyler ekilmeye müsait hale gelir ki şaşırır kalırsınız. 12 Eylül sabahı karşılandığı gibi büyük bir coşkuyla karşılarız.</p>



<p>Yazının sonunda bir kez daha tekrarlayalım:Tarih baştan sona doğru yaşanır ama sondan başa doğru da yazılır. Tehlike ve risk bunu görüp alternatif yol ve zaman varken bir şey yapamamaktadır.</p>



<p>Kafamızı biraz toparlayıp düşünürsek önümüzdeki seçimde bizi sürüklendiğimiz kaos ve ikilemle karşı karşıya getirmeyecek, bunu yapmakla da hem Kıbrıs Türküne hem de Türkiye’ye hizmet edecek kutuplaşmaktan uzak birleştirici alternatif vardır. Umutluyum çünkü açıklanan şaibeli anketler bile 50% ye yakın karasız olduğunu söylüyor.&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/gidasatimizin-hatirlattigina-ragmen-umut-var/">GİDAŞATIMIZIN HATIRLATTIĞINA RAĞMEN UMUT VAR!</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/gidasatimizin-hatirlattigina-ragmen-umut-var/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
