KKTC seçim havasına girdi. Ne zaman yapılacağı belli olmasa da 2026 yılı içinde bir milletvekilliği genel seçimi yaşayacağımız artık kesinleşti.
CTP ve YDP, bu seçimin Mart-2026’da olmasını istiyorlar. UBP geciktirmeye ve Cumhurbaşkanlığı seçim sonucunun etkisini azaltmaya çalışıyor. TDP ve TAM Parti’nin bu gecikmeye itirazı yok sanıyorum; örgütlenip hazırlanıyorlar.
CTP, Erhürman’ın aldığı oyların içinden en fazlasını alabilmek için en erken zamanda seçime gidilmesini istiyor ama bu sürede gösterecekleri siyasi performans ne alacakları konusunda belirleyici olacaktır.

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Tufan Erhürman’ın çizdiği politik çerçeve ve siyaset yapma biçimi halktan 87 bin oy aldı. Bu oy miktarına ulaşılmasını sağlayan etkenler, saymakla bitmeyecek kadar çok olsa da en başta halkın karşı karşıya bulunduğu sorunlara çözüm bulma çabasını saymak gerekiyor. Erhürman, Kıbrıs sorunundan karma evliliklerden doğan çocukların statü sorununa, hukuk ihlallerinden temsil sorunlarına kadar pek çok konuda çözüm arayışı içinde olacağını; bu arayışı ciddiyet ve sorumlulukla sürdüreceğinin mesajını vermiş ve inandırıcı olmuştur.
Halkın oy verdiği politik çerçeve budur ve CTP de dahil olmak üzere siyasi partiler halktan oy alabilmek için benzer bir çerçeve çizmek zorundadırlar. Erhürman ile kıyaslandığı zaman siyasi partilerin işleri çok daha zor olacaktır. Halk, eğitimden sağlığa, pahalılıktan maaş ve ücretlere kadar pek çok konuda çözüm talep ediyor. Bu çözümü Cumhurbaşkanı’ndan değil, hükümetten bekliyor. Oy vereceği siyasi partilerin bu konudaki inandırıcı yaklaşımlarını görmek isteyecektir.
Ortada böylesine somut bir “politika çerçevesi” varken, son günlerdeki siyasi çekişmeler yeniden kısır döngüye veya bizi hiç ilgilendirmeyen bir kakafoniye dönüşmüş durumdadır. Milletvekilleri bir market önünde yorgun argın evine dönmeye çalışan insanlarımıza “nisap nedir” diye sorsalar ne yanıt alacaklarını düşünüyorlar diye merak ediyorum doğrusu. Bu yanıtın ne olabileceğini dikkate almadan “nisap verip vermeme” tartışması yapılmasının seçmenler bakımından önemli olduğunu düşünenlere de şaşıyorum!
“Nisap” dediğiniz şey halkı ilgilendirmiyor! Halk, sorunlarına çözüm olacağına inanabileceği projelerinizi veya politik yaklaşımlarınızı duymak ve seçimde size oy vererek sizden bu hizmeti almak istiyor!
87 bin oydan en büyük parsayı kapmaya çalışan CTP ve CTP’yi kısır çekişmeler içine hapsederek birinci parti olma konumunu korumayı hedefleyen UBP başta olmak üzere bütün siyasi partilerin 19 Ekim’deki seçim sonucunu ortaya çıkaran süreci çok iyi kavraması zorunluluğu vardır.
Olay bu kadar basittir ve bunu başaran bu oy kapma yarışından başarıyla çıkacak!

