SAHTESİ VARKEN, GERÇEĞİ İÇİN ÇALIŞMAYA GEREK YOK!

TÜRKİYE'DE SAHTEKARLIĞIN BOYUTU DEVLETİ AŞTI... HER ŞEYİN SAHTESİ VAR VE SAHTELER GERÇEKLERDEN DAHA FAZLA İTİBAR GÖRÜYOR. TÜRKİYE'NİN GELDİĞİ YERE DE ŞAŞMAMAK GEREKİYOR: AYA GİDİLDİ; SIRADA YILDIZLAR VAR!

0
blank

Türkiye sahtekarlıkla çalkalanıyor. Diplomalar sahte; ehliyetler bile… İmzalar da öyle… Ünlü ekonomist ve öğretim üyesi Mahfi Eğilmez soruyor: “Hocası sahte olan üniversiteden mezun olan öğrencinin durumu ne olur?” Çocuk çalışmış, çabalamış; sınava girmiş, çıkmış… Kaldığı dersler olmuş bütünlemiş… Ama hocası sahte… Ne olacak? Onlar da SAHTE!

Sormayın Hocam! Sahtesi bile para ediyor. Kıymeti kalmayan tek şey çalışmak!

Heryerden sahtekarlık akıyor; hiçbir şey gerçek görünmüyor… Gece boyunca evlerinizi sahte haberler ve yorumlarla dolduran kanallar ve gazeteciler de sahte… Dünyanın başka hiçbir yerinde bu kanallara televizyon, konuşanlara gazeteci denmez zaten! Sahtelikleri gerçekmiş gibi sunmaya çalışan SAHTELER!

blank
ÖZELLİKLE KAMU ATAMALARINDA VE İHALELERİNDE KURALSIZLIĞIN EGEMEN OLMASI SAHTE DE OLSA DİPLOMALARA “İŞLEV” KAZANDIRDI. BU DURUM, ASLINDA GENEL OLARAK HER ŞEYİ ETKİLEMİŞ GÖRÜNÜYOR.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Hiçbir şeye güvenimiz kalmadı. Gülümsemelere bile… Yalnızlaşıyor ve içimize kapanıyoruz… Veya tam tersini yaparak güller gibi açılıyor biz de sahtekarlıklara ayak uydurmaya koşuyoruz…

KKTC’de durum biraz daha vahim… Bizde sahtelik çok daha yaygın. Memur memur değil; tapu da tapu değil. Kimse okullara gerçek demiyor.

Birikim yaparak hem kendi yaşlılığınız hem de çocuklarınızın geleceği için birşeyler almaya çalışıyorsunuz ama bunların gün gele elinizden alınabileceği düşüncesi beyninizi kemirip duruyor. Etrafınıza bakıyor ve kendilerine karşılıklı veya karşılıksız olarak verilen taşınmaz malları zamanında elinden çıkaran ve aldığı parayı yurtdışına çıkaranların size göre daha güvenli bir hayat sürdüğünü görüyorsunuz. Burada herşey sahte; birikimleriniz, paranız ve hatta tapularınız…

Geriye sadece “nakit” kalıyor! “Ne kadar çok nakitiniz varsa o kadar özgürsünüz” diyeceğim ama bunu söylemekten de çekiniyorum. Nakitinizi koruyan bir hukuk düzeni yok ki. Akşam yatırıyorsunuz, sabah nakidiniz erimiş olarak kalkıyorsunuz. Nasıl buldularsa buldular, döviz birikimlerinizin değerini ertimenin yolunu bile buldular.

Bu duygularla yaşarken hayatımızın gerçek olduğundan kuşkulanmamak mümkün mü? Hayatlarımızın gerçekliğinden bile kuşku duymaya başladığımız anda birileri ortaya çıkarak gerçek hayatının “öteki dünyada” başlayacağını anlatmaya başlıyor zaten! Böyle olunca aslında hiç bilmediğimiz o “öteki dünyanın” cazibesine kapılmamak mümkün mü? “Bu sahte hayatın bir an önce bitmesini ve gerçek bir hayata kavuşmayı” kim istemez ki?

Bu sahtelik duygusu bizi bitirecek sanıyorum ama onun sahte olmasından korkuyorum! Ya yaşadıklarımız gerçekse? Bizim hayatımızın gerçekleri tam da bunlarsa?

Hangisini tercih edeceğinizi merak ettim doğrusu… Yaşananların gerçek olmasını mı; yoksa sahte olmasını mı? Ben bilemedim!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz