Ankara’da ciddi bir savaş yaşanıyor. Erdoğan’ın Meclis çoğunluğunu korumak için Milliyetçi Hareket Partisi’ne ihtiyacı var ve MHP de isteklerini kabul ettirebilmek için mücadele ediyor. Erdoğan, iki gün kadar önce “Cumhur İttifakı ayaktadır” şeklinde konuşmuş olsa da bu konuda esas olarak MHP liderinin ne diyeceği önemlidir. Bahçeli suskun; henüz bir şey demedi!
Pazarlık oldukça sert görünüyor: Kimisi, mafya ile ilişkili çıkarlardan söz ediyor; kimisi Erdoğan’ın veliaht olarak belirlediği oğlu Bilal’in MHP tarafından kabul görmediğini anlatıyor. Suriye politikasının MHP tarafından onaylanmadığından söz edenler de var; işin içine Kıbrıs’ı karıştıranlar da… MHP lideri Bahçeli’nin 19 Ekim seçim sonuçlarına tepki göstererek Kuzey Kıbrıs’ın ilhak edilmesini isteyen demeci hatırladığımızda sorunun bizi ilgilendiren bir boyutu olduğunu kabullenmek gerekiyor tabii…
Erhürman’ın Ankara’ya yapması beklenen ziyaret biraz gecikmiş olsa bile Erdoğan’ın bürokratlarına “en iyi şekilde karşılanması” talimatı verdiği pek çok kaynak tarafından teyit edildi. Milliyetçi Hareket Partisi, KKTC Cumhurbaşkanlığı’na Tufan Erhürman’ın seçilmesinden mutlu olmasa bile Cumhurbaşkanı Erdoğan, Erhürman ile ilgili tutumundan taviz vermiyor.
Erhürman’ın Kıbrıs sorununda izleyeceği politikanın Erdoğan’ı rahatsız etmeyeceğini biz biliyorduk ama Ankara’daki milliyetçi ve dinci çevreler “kendi düzenlerini korumak” bakımından softa şaşırtması yapmaya o kadar çok çaba harcadılar ki herkesin aklını karıştırdılar.

Seçim sona erip toz-duman oturunca durum daha da netleşmiş oldu. Erdoğan’ın Erhürman’ı küçültmeye değil, tam tersine güçlendirmeye ihtiyacı var. Avrupa ile yakınlaşma sürecinde Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünün sorumlusu olmamak büyük önem taşıyor. Erhürman’ın görüşmeden kaçmadan çözüm peşinde koşacağını hepimiz biliyoruz. İzlediği taktikler ve geliştirdiği politikalar, Kıbrıslı Rum lider Hristodulidis’in gerçek tutumunu ortaya çıkaracağa benziyor. Bu süreç sonunda bir çözüme varılamasa bile sorumlu olarak Türkiye’nin gösterilemeyeceğini şimdiden söylemek abartı olmayacak.
Pazartesi günü İSEDAK toplantısında yaptığı konuşmada “Bölgemizde kurulan yeni emperyalist oyunda Kıbrıs adasının da menüye eklenmek istendiğine dair güçlü sinyaller alıyoruz” şeklinde konuşması da bunu doğruluyor zaten. Kıbrıs gündem olacak!
Bu süreçte Erhürman’ın kurgulamakta olduğu sürecin Erdoğan’ın ihtiyacına yanıt verecek bir süreç olacağını düşünüyorum. Muhataplarına, “çözüm istiyorsanız Kıbrıslı Türkleri ikna etmelisiniz” diyebilecek durumda olacak.
Yeni süreç, çok heyecanlı ve ilginç olacak!

