DAYATMACIYSANIZ SİZE DE DAYATIRLAR!

ABD ENİNDE SONUNDA İRAN'A SALDIRACAKTI. ABD SALDIRMASA İRAN BÖLGEDEKİ VELAYET GÜÇLERİYLE SALDIRMAYA DEVAM EDECEKTİ. BUNLARIN TABİATI BÖYLE...

0
blank

ABD’nin İran’a saldırması kaçınılmazdı.

İmkânı olsa bunu BM Güvenlik Konseyi kararı ile yapmak isterdi ama Çin ve Rusya’nın varlığı böyle bir karar alınmasını engellerdi…

Diğer bir seçenek “Batılı” dediğimiz devletlerle bir koalisyon oluşturması ve kimi devletlerin sembolik, İngiltere’nin ise görünür desteğini almasıydı. Irak müdahalesi örnektir…

Bu kez olmadı! Bırakın başkalarını İngiltere bile saldırıya destek vermeyeceğini ve bölgedeki üslerini kullandırmayacağını açıkladı.

Saldırı yine de yapılacaktı ve yapıldı!

blank
BU KADAR ASKER VE TECHİZAT, BÖLGEMİZE GÜZEL HAVASI İÇİN GELMEMİŞLERDİ TABİİ… SIK SIK SAVAŞ ÇIKARIYORLAR.

ABD, savunma ihtiyaçlarının kat be kat ötesinde bir orduya sahiptir. Sadece Orta Doğu’daki Merkez Kuvvetler (CENTKOM), yoğun kriz yığınağı yapılan durumlarda Türkiye’nin 8 veya 10 katı büyüklüğünde ateş gücüne sahiptir. Normalde ise bu 4-6 kat büyük bir güç demektir.

Bu kadar büyük bir ordu, saldıracak yer aramak durumundadır. Ve eninde sonunda bulur.

Bu saldırının kaçınılmazlığı ikinci bir nedene daha dayanıyor ama… İran rejimi, bugünkü dünya düzeninde hoş görülebilecek bir rejim değildir. Kendilerine özgü görüşleri devlet ideolojisi haline getirdiler. İstediklerini idam ediyor; halkı kendi istedikleri gibi yaşamaya zorluyorlar. Bu yetmezmiş gibi bölgede “vekalet güçleri” oluşturarak sağa-sola tehdit sallıyorlar. Bunu da petrol ihraç ederek sağladıkları kaynakla yapıyorlar.

ABD olmasa bile bölgedeki diğer güçlerle savaşmaları elbette gündeme gelecekti.

Güncel gelişmelerde İsrail faktörü göz ardı edilmemelidir ama esas olan unsurlar bunlardır. Netanyahu, bu kaçınılmazlıktan yararlanmak için çırpınıyor ve yararlanıyor; o kadar!

İster doğa olayları isterse toplumsal olaylar söz konusu olsun… Olan her şeyin bir nedeni vardır… Bu neden ortada durduğu sürece bir sonucu da olacaktır!

blank

İnsanların ve insan topluluklarının bir arada veya yan yana yaşayabilmesi için geliştirilmiş ilkelere uyulmadığı sürece bu tür savaşların yaşanması ve hatta yayılması kaçınılmazdır.

İnsanların bir arada yaşayabilmesi için kimsenin yaşam tarzına karışılmaması, ortak alanlardaki sınırlı kamusal düzenlerle yetinilmesi; toplulukların yan yana veya iç içe yaşayabilmesi için farklı kültürlere saygı gösterilmesi ve örgütlenmelerine fırsat verilmesi gerekir.

Birine bir şey dayatmaya çalışırsanız, size de dayatırlar!

Gücü yeten dayatır! Kimin haklı olduğunun, kimin saldırdığının; hangisinin saldırgan hangisinin mazlum olduğunun bir önemi de yoktur.

Ötesi, kahve konuşmalarının konusudur!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz