BOŞ KONUŞMA ÖRNEĞİ OLARAK STEFANU!

KIBRISLI TÜRKLERİN ÇÖZÜM ARAYIŞLARI RUM TARAFINDA KARŞILIK BULAMIYOR. ÇÖZÜMCÜ GÖRÜNMEK ÇABASINDA OLANLAR BOŞ KONUŞMALARLA ZAMAN ÖLDÜRÜYORLAR.

0
blank

Boş konuşmanın bazı teknikleri vardır… Olan-biteni sıralarsınız, konuşmuş olurusunuz ama “boş” konuşursunuz.

Eğer bir siyasetçiyseniz, sizin göreviniz haberleri tekrar etmek değil, bu haberlere bağlı olarak “farklı bir tutum” açıklamak veya muhataplarınızın tutumuna destek vermektir. Siyasetçiler tehditleri görüyorlarsa nasıl gerileteceklerine ilişkin öneriler de yaparak halkın desteğini almaya, güç sahibi olmaya ve sonuçta bu tehditlerin geriletilmesinde görev almaya da talip olmalıdırlar.

Ne yazı ki, “boş konuşma”, siyasetçilerin önemli bir kesimi tarafından marifet sayılıyor. “Konuşayım, görünürlüğüm artsın ama öneri yaparak risk almayayım” anlayışı statükocu siyasetçilerin ortak özelliğidir herhalde…

Kıbrıslı Türklerin en önemli sorunlarından biri çözüm arayışlarına karşılık bulamamaları olmuştur. Annan Planı döneminde Türk ekonomisinin gelişiminden ilham alan özellikle DİSİ eğilimli iş insanları ile insancıl yanı ağır bastığı için AKEL’den dışlanmış olan solcular güçlerini evet yönünde birleştirdiler ama sonuç alamadılar. Kıbrıs Türk solunun “çözüm ortağı” olacağını umudunu daima canlı tutmaya çalıştığı AKEL ise tam bir hayal kırıklığı oldu.

Uzun bir süreden beri izliyorum. AKEL liderliği neredeyse her konuda “boş konuşma stratejisi”  izliyor. Genel Sekreter Stefanu’nun açıklamalarını dikkatle okuyorum ama ne dediğini anlamıyorum.

Stefanu, Kıbrıs sorununda yaşanan hareketliliğin fırsatlar yarattığını belirtmiş… Bu fırsatların ne olduğunu merak ettim ama hiçbir ip ucu bulamadım!

Stefanu liderliğindeki AKEL, KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman tarafından önerilen dört maddelik metodolojiden bir yıldan beri haberdardır. Biz de onların bu metodolojiye onay vermediklerinden haberdarız. Bu durumda bekledikleri fırsat, Hristodulidis’in bu metdolojiyi kabul etmesi ve kendilerine saldırı olanağı tanıması mı; yoksa Erhürman’ın geri adım atmaya zorlaması ama başaramaması mı? Hristodulidis bu metodolojiyi kabul etmez ve Erhürman da ısrar etmeye devam ederse ortaya çıkacak fırsat ne olacak?

blank
AKEL GENEL SEKRETERİ STEFANU HRİSTODULİDİS’E MUHALEFET EDER GİBİ GÖRÜNSE DE KIBRIS SORUNUNUN NE KRİTİK SORUNUNDA ONUNLA ORTAK GÖRÜŞLER AÇIKLIYOR… GÖRÜŞMELERE CRANS MONTANA’DA KALDIĞI YERDEN DEVAM EDİLMESİ VEYA ERHÜRMAN’IN METODOLOJİSİNİN REDDEDİLMESİ BUNUN EN SON ÖRNEKLERİ…
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Bugünlerde esas tartışma konusu budur. AKEL’in ve Genel Sekreter olarak Stefanu’nun bu konuda söyleyecekleri olmayacak mı?

AKEL sözcüleri “Rum tarafının yeni gelişmeler için uygun şekilde hazırlanmasından” veya “müzakerelerin 2017 yılında kaldığı yerden yeniden başlamasına dair hedefe nasıl ulaşılabileceği konusunda da net olmasından ve bir yol haritası oluşturmasından” söz ediyorlar.

Bir sürü laf! Laf-ü güzaf ve anlamsız bir muhalefet!

Kıbrıslı Türklere çözüm sürecinde birlikte çalışacakları Kırbıslı Rum siyasiler ve liderler lazımdır ama AKEL, her kritik aşamada Kıbrıs sorununun çözümsüz kalmasından yana ağırlık koymuştur. Tarihi gerçek budur…

AKEL, bugünkü tutumu ile de çözüm arayışlarına katkı koymamaktadır. Aslında ne istediği veya yaptığı belli değildir. Günümüzün gerçeği de budur!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz