SİYASETİN YABANCILAŞMASI: BİZE “DELİ BİR KOMUTAN” LAZIM!

0
blank

Artık iyice belli oldu ki, KKTC siyasetinin kendi sorunları vardır ve KKTC halkının sorunları ile ilgilenecek durumda değildir.

İbretle izledik: Halk, salgının ortaya çıkardığı sorunların hükümetsizlik nedeniyle sahipsiz kaldığını düşünür ve nasıl olursa olsun bir hükümet oluşmasını beklerken Meclis oturumları, siyasetçilerin kendi sorunları yüzünden kavga ettikleri bir arenaya döndü.

Özgürgün ve müdahale tartışmaları, elbette bizi de çok yakından ilgilendiriyor ama bu sorunları yine siyasetin yarattığını da görebilmeliyiz. Kendileri çalıyor; kendileri oynuyor! Siyasetin kendisi, çeşitli sorunlar yaratıyor; bu sorunlar “bir magazin olayı” haline dönüşüyor; biz de dizi film izler gibi izleyerek eğleniyor veye öfkeleniyoruz.

Onlar başka bir alemde, halk başka bir dünyadadır…

Buna, “siyaset halka ve halkın sorunlarına yabancılaşmıştır” demezsek ne diyeceğiz?

HALKIN DÜNYASINA YABANCILAŞMA

Halk, Covid-19’dan nasıl korunacağını düşünüyor: Aşı ne zaman gelecek? Olumsuz bir gelişme olur da virüse yakalanırsak nasıl tedavi olacağız?

Halkın gündeminde çocuklarını nasıl geçindireceği vardır: Özel sektör çalışanları ücretlerini tam olarak alamıyor; esnaf iş yapamıyor. Bankalardan yapılan borçlanmaların ödeme tarihi yaklaşıyor. Öğrenci ve turist gelmeyecekse, dükkanını kapatacak olanlar ve işten çıkarılacaklar ne yapacak?

Siyasetçiler, “Hüseyin Özgürgün olayını” gündemimizin birinci maddesi haline getirmeyi başardılar. Müdahale gündemi de fena değil… Kamuoyunu çok güzel meşgul ediyorlar.

Medya yoğun; akıllar yorgun! Bu arada ezilen, ezildiği yerde kalıyor!

SİYASET DE DÜZELMEYECEK

Nedenler arıyoruz tabii…

Oy kullanma şekillerini beğenmiyor; seçmenleri suçluyoruz!

Aydınlarımız, bugünkü siyasetçilere karşı gerçek alternatifler yaratamıyorlar diye suçlanıyor.

Siyaset bu durumda iken, seçmenlerin gerçekten özgürce ve küçük çıkarlarını feda ederek toplumsal hedefler için oy kullanmasını; aydınların gönüllü bir şekilde siyasete katılarak seçmene alternatifler yaratmasını bekleyebilir miyiz?

Az da olsalar toplumsal hayallerle siyaset yapmaya çalışanlar etkili olamadıkça taze kan bulmak daha da zorlaşacak.

Sorunun çözümünü sistem değişikliğinde arıyor; başkanlık sistemini gündeme getirmeye çalışıyorduk. Artık o da geride kaldı… Bu tarz-ı siyasetle, başkanlık sisteminin de çare olamayacağı kanaati iyice yerleşti.

Üstelik, bu kısır döngü devam edip gidecek gibi görünüyor.

Bize artık bir huruç harekatı lazım… “Ya herru, ya merru” diyerek bu acımasız düşmana yalın kılıç saldıracak küçük bir müfreze bile olabilir…

Ve bu müfrezeye “bir deli komutan” lazım!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz