TÜRK DÜNYASI SÖYLEMİ GERÇEKLERLE SINANIYOR!

"Türk devletleri, Türkiye’nin dış politika önceliklerini kendi ulusal çıkarlarının önüne koymak zorunda olduklarını düşünmüyorlar."

0
blank

Türkiye’nin Kazakistan ile soğuk olan ilişkilerine Azerbaycan ile başlayan tartışmaların da eklenmesi, büyük umutlarla geliştirilen Türk dünyası projesinin geleceği konusunda ciddi sorular ortaya çıkarmaya başladı.

Bir zamanlar “Tek millet, iki devlet” sloganıyla tanımlanan Türkiye-Azerbaycan ilişkileri, Karabağ’ın kurtarılmasında kimin ne kadar rol oynadığına ilişkin tartışmaların yanısıra, Azerbaycan-İsrail ilişkileri ve okullardaki başörtüsü yasakları ile duyarlı bir döneme girdi.

blank
ORTA ASYA TÜRK DEVLETLERİ AB İLE İLİŞKİLERİNİ GELİŞTİRMEYE ÇALIŞIYOR. NİSAN-2025’TE DÜZENENLENEN ZİRVE, BU GELİŞMELERDE ÖNEMLİ BİR ROL OYNAMIŞTI.

Azerbaycan ile Türkiye, uluslararası ilişkiler bakımından farklı kulvarlarda ilerlemeye çalışırken buna din-devlet ilişkileri konusunda farklılıklar da eklenmiş görünüyor. Türkiye’de dinin siyaset ve devlet yönetimi üzerindeki etkisi artarken Azerbaycan yönetimi dinî hareketlerin kamusal alandaki etkisini sınırlamaya çalışıyor.

Benzer sorunlar Kazakistan ile ilişkilerde de yaşanıyor. Kazakistan, diğer Orta Asya Türk devletleriyle birlikte Avrupa Birliği ile ilişkilerini geliştirmeye çalışıyor. Bu ilişkilerde ticaret, yatırım, enerji ve ulaşım gibi somut ekonomik çıkarlar belirleyici oluyor. Kıbrıs sorununa bakışları, milliyetçilik ekseninden daha çok kendi ihtiyaçları ile şekilleniyor.

Türkiye, Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde KKTC’nin gözlemci olarak kabul edilmesini önemli bir diplomatik başarı olarak sunmuştu ama Kazakistan ve diğer Orta Asya devletleri, Avrupa Birliği ile ilişkilerini geliştirirken Kıbrıs Rum Yönetimi ile diplomatik ve ekonomik ilişkilerini de sürdürüyor, hatta güçlendiriyor.

Türk devletleri, Türkiye’nin dış politika önceliklerini kendi ulusal çıkarlarının önüne koymak zorunda olduklarını düşünmüyorlar. Her bağımsız devlet gibi Azerbaycan ve Kazakistan da kendi güvenliğini, ekonomik ilişkilerini ve uluslararası konumunu esas alıyorlar.

Bu arada, Türk Devletleri Teşkilatı toplantıları sürdürülüyor. Ortak bildiriler yayımlanıyor; ekonomik, kültürel ve teknik iş birliği projeleri geliştiriliyor. Ama üye devletler, temel dış politika meselelerinde ayrı hareket etmeye devam ediyorlar. Bu arada, yaşam tarzı farklılıkları, Kıbrıs sorunu ve diğer dış politika sorunları bu dayanışmanın sınırlarını ortaya koyan önemli bir örnek haline geldi.

Ortak bir dış politika geliştiremeyen, üyelerinin temel siyasi sorunlarında ortak tutum alamayan bu teşkilat, kendisine yüklenen büyük beklentileri nasıl karşılayacak?

Belki de sorun, Türk devletleri arasındaki ilişkilerden çok Türkiye hükümetinin bu ilişkileri kendi iç dünyasında pazarlama biçimidir. Kıbrıs sorunu böyle çözülecek veya bu işbirliği ile dünyaya yön verilecek hayalleri, karın doyurmuyor!

Türk Devletleri Teşkilatı’nda yaşananlar, büyük sloganlardan daha çok, somut sonuçlara bakmayı öğretmesi bakımından yararlı sayılmalıdır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz